Sosyal Gerizekalılık

Herkesin ağzındaki en son moda sakız “sosyal medya” denilen, sosyallikten daha geniş kapsamlı kullanılamayan mecralar bütünü.

Sosyal medya ile ilgili bir şeyler yazacak olsam, kitap olacak kadar çok fikrim var. Başlığa aldanmayın. Sosyal medyanın ne olduğunu, inceliklerini veya tüyolarını anlatmayacağım. Sosyal medyadan nasıl faydalanılamadığını ve sosyal medyanın bize gösterdiklerini yüzünüze vuracağım.

Her şey o “Feys”, “Feysbuk”, “Face” gibi isimlerle sözlüklere girmiş “Facebook” ile başladı. Facebook’ta 13-15 yaş arası gençlerimizin ufkunun ne kadar geniş olduğunu öğrendik. Etrafında 3 kere dönüp, gözünü açıp-kapattığı zaman karşısında sevdiğini göreceğini sananlar, hatta görenler…

Daha sonra Twitter çıktı. Biraz ümitlendik. İnsanlar “soru” soruyordu. Sorguluyordu falan. Sonra Twitter Türkçe oldu. Başa döndük. Hem de ne başa! Çoğunluğun hala 13 yaşında kaldığını gördük. İnsanların yaşama amaçlarını gördük. Yazdığını bir ünlü görsün diye 100 kez, 100 farklı kişiye atanları gördük. Sahte muhalifleri gördük. Daha çok şey gördük.

Öte yandan, sosyal medyadan tamamen uzak adamların “aa şöyle olmuş” tepkilerini, olay olduktan 2 gün sonra verdiğini gördük. Yalancılar gördük, milletin canıyla dalga geçenler gördük, sapıklar gördük. Parayla takipçi satın alıp hava atanlar gördük. Gördük de gördük…

Sadede geliyorum; gerizekalıların arasından sıyrılan bir azınlığız… Ben azınlığım. Eğer azınlık olduğunuzu düşünmüyorsanız; kusura bakmayın ama siz de gerizekalılar kervanında ilerliyorsunuz; farkında bile değilsiniz.

Sosyal medyada birer sosyal gerizekalısınız.

Devir değiştiği zaman elenenler tarafında olmamak için, gerizekalılığınızı kendinize itiraf edin ve bir an önce aramıza dönün! 

Ama önce…

Bu metni Feys’te 20 yere yapıştırın, küçük parmağınızı ısırarak gözlerinizi 10 kere açıp-kapatın. Besmele çekin. Kendi etrafınızda 3 kere dönün. Dikkatli olun ve olacaklardan korkmamaya çalışın! Ne oldu? Lütfen anlatın. Bizimle paylaşın. Beraber yaşayalım, hissedelim.